29 Mayıs 2008 Perşembe

BEBEK ÖPÜCÜGÜ- PDCS ETKINLIGI


http://www.keyiflimutfagim.com/ dan Tugba arkadasimiz bu haftaki P.D.C.S etkinliginin ev sahibesi. Ben de bu etkinlik icin resimdeki gördügünüz Emine Beder'e ait tarifi gönderiyorum. Arkadasima kolay gelsin...
Malzemeler:
yarim su bardagi tozseker
250 gr kakaolu bisküvi
1 su bardagi süt
2 paket vanilya
3 corba kasigi kakao
yarim kase cekilmis findik
yarim kase cekilmis antep fistigi
yarim kase hindistan cevizi
YAPILISI:
Bisküvileri iri olmayacak sekilde büyük bir kaba kirin. 3 corba kasigi kakaoyu, yarim kase findigin yarisini, vanilyayi koyun kaba ekleyin. Bir su bardagi sütün icinde sekeri eritin ve diger malzemelerin oldugu kaba dökün. Iyice, hamur kivamini alincaya kadar yogurun. Karisim civik ise buzdolabinda sertlesinceye kadar bekletin. Daha sonra elinize ceviz büyüklügünde parcalar alarak yuvarlayiin ve kasedeki malzemelere bulayip servis tabagina koyun. Buzdolabinda biraz daha tuttuktan sonra servis yapin.

26 Mayıs 2008 Pazartesi

MARINE EDILMIS BIBERLI MOZZARELLA SALATASI


Bu salatayi gecen ay gittigim kütüphaneden aldigim mozzarella yemekleri kitabinda görüpte yaptim. Ben her ay kütüphaneye gidip yemek tarifleri kitaplarin oldugu bölümden birkac tane kitap alirim. En son gittigimde orada görevli bayan benim ilgi alanimin yemek kitaplari oldugunu farketmis ki bana yemek tarifleri dergilerinin bulundugu baska bölümü gösterdi. Ben oradan da iki dergi alip sonunda oradan ciktim. Bu mozzarella yemeklerinin bulundugu kitapta cok sahane tarifler var, onlari fotograf makinemle cekip hemen bilgisayara kaydettim. Firsat buldukca yapip tariflerimi yayinlarim...


Malzemeler:


4 adet renkli dolma biberi (ister tek renk, isterseniz karisik renkli yapabilirsiniz)

8 dis sarmisak

100 ml zeytinyagi

2-3 yemek kasigi balsamik sirke, yoksa, normal sirke

300 gr, yani iki paket mozzarella

taze cekilmis karabiber

8-9 yaprak taze feslegen

biraz tuz

(Ben bu malzemelerin yarisini kullanarak yaptim)


Yapilisi:


Firini 250 derecede isitin. Biberleri yikayip, yariya bölün, cekirdeklerini cikartip firin tepsisine dis tarafi alta gelecek sekilde dizin. Hafif tuzlayin. Sarmisaklari soyup dilimlere kesin ve biberlere paylastirin. Zeytinyagini bolca bütün biberlerin üzerlerine dökün. Tepsiyi firinin orta kismina yerlestirmeden evvel tepsinizi alufolyoyla örtün, yoksa yag sicrayip firininizi kirletmesin. Böylece tepsiyi firina atip 10-12 dakika cok yumusamadan biberlerinizi pisirin. Eger siz daha yumusak istiyorsaniz, biberleri biraz daha firinda tutabilirsiniz. Tepsiye firindan alip hemen üzerlerine sirke serpin. En az 20 dakika bekletin.( Ben bu asamada bir saatten fazla beklettim) Mozzarellayi dilim olarak kesin. Servis tabagina bir adet biber, bir adet peynir olmak üzere yerlestirin. Bunlarin üzerlerine karabiber serpistirip, en üstüne de dogranmis feslegen yapraklarini serpin.


NOT: Ben buradaki malzemelerin yarisiyle yaptigimi belirtmistim ama sirkeyi üstteki malzemeye göre koydum ve tam geldi. Eger biraz daha eksi istiyorsaniz firindan ciktiginda biraz daha sirke koyabilirsiniz.


AFIYET OLSUN!

24 Mayıs 2008 Cumartesi

YE#34 BULGUR ETKINLIGI- FELLAH KÖFTESI


Mayis ayi yemek etkinliginin konusu, bulgurlu yemekler. Ev sahibimiz de http://www.deryadanlezzetler.com/ dan, Derya. Ben de etkinlige bir katkida bulunmak icin, Emine Beder'in programinda görüp ilk defa denedigim (aslinda ikinci fellah köfte denemem, öncekini haslayarak yapmistim) ve cok begendigim, gelip gectikce birer, ikiser mideye götürdügüm bir lezzet. Bu güzel yemegi etkinlige uygun görüp sizlerle paylasmak istedim. Arkadasima kolay gelsin diyorum.Tarife gelince;
MALZEMELER:
2 su bardagi ince bulgur
100 gr kiyma
1 corba kasigi salca
1 yumurta
5 yemek kasigi un
tuz, karabiber, kimyon, pulbiber
iri bir adet kurusogan
sosu icin;
1 corba kasigi salca
4 corba kasigi siviyag
ayrica kizartmak icin siviyag ve 2- 3 dis sarmisak (istege bagli)
Bir de tarifte ayrica domates, biber ve maydanozu dograyip birlikte servis yapildi, ama ben böyle degil de, sade servis yaptim.
YAPILISI:
Ilkönce bulgur 1,5, 2 su bardagi sicak suyla kisir gibi islatilip bekletilir. Rendelenmis sogan ve diger malzemeler de katilip yogurulur. Ceviz büyüklügünde yuvarlaklar yapilip üzerine parmakla hafifce bastirilir ve kizgin yagda pisirilir. Sos icin, salca ve dogranmis sarmisak 4 kasik siviyag ile kavrulup yarim cay bardagi kadar su (sosun daha sulu olmasini isterseniz biraz daha su ekleyebilirsiniz) ile hafif sulandirilir. Kizaran köfteler servis tabagina alinip, üzerine salcali sosu, eger istenilirse de dogranmis domates, biber ve maydanozu da koyup servis yapilir.
AFIYET OLSUN!

23 Mayıs 2008 Cuma

TEYZE OLDUM!!!


Dün tam bu zamanlar, kizkardesimin yillar süren bebek hasreti sona erdi ve oglu Egemen'i dünyaya getirdi. Allah'tan minik yegenim Egemen'e saglikli bir uzun ömür diliyorum. Hosgeldin Minik Egemen!!

22 Mayıs 2008 Perşembe

SUSAMLI POGACA




Bu pogacalari, http://fusununmutfagi.blogcu.com/ dan sevgili arkadasim Füsun'un blogunda görüp denedim. Öyle nefis pogaca oldular ki anlatamam. Arkadasima bu güzel tarifi bizlerle paylastigi icin cok tesekkür ediyorum.
Tarifini aynen arkadasimin anlatimiyle aktariyorum sizlere..
MALZEMELER :
Yarım paket eritilmiş margarin
1 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı ılık süt
1 su bardağı ılık su
2 yumurta
2 yemek kaşığı toz maya
tuz, 2 yemek kaşığı şeker
un
İÇİ İÇİN :
peynir
maydonoz
ÜZERİ İÇİN :
1 Su bardağı su
2 yemek kaşığı pekmez
susam
YAPILISI:
Hamur için verilen malzemelerin hepsi karıştırılırve un ilave edilerek yumuşak bir hamur yapılır,1 saat kadar dinlendirilir.Hamurdan limon büyüklüğünde parçalar alınır elle yuvarlak şekilde açılır arasına maydonozlu peynir konularak iki ucu birleştirilir ve birleştirilen yer alta gelecek şekilde tutulur poğaçanın üst kısmı pekmezli suya batırılır ve susama bulanır tepsiye konularak keskin bir bıçakla üzerleri çizilir .Yarım saat kadar da tepside bekletilir iyice ısınmış 200 derecelik fırında kızarana kadar pişirilir.
Bu poacalari pogaca ye etkinligini düzenleyen http://papatya68.blogcu.com/ arkadasima göndermek istiyorum.

19 Mayıs 2008 Pazartesi

PESTO SOSLU MAKARNA


Benim cok sevdigim bir makarna cesidinin tarifini vermek istiyorum sizlere.

MALZEMELER:

1 demet taze feslegen (Ben saksida yetistirdigim feslegenden bir kaseden fazla kullandim)
3-4 dis sarmisak
1 cay bardagi parmesan veya grana padano peyniri yada herhangi bir cesit sert kasar peyniri
1 cay bardagi zeytinyagi
1 cay bardagi cam fistigi (alternatif olarak soyulmus cig bademle de yapildigini duydum ama ben daha denemedim)
bir cay kasigi tuz.
Ayrica, bir paket makarna (spaghetti, penne veya fiyonk makarnaya yakisiyor ama siz istediginiz makarna cesidi kullanabilirsiniz)
1-2 yemek kasigi zeytinyagi
su ve tuz.

YAPILISI:
Feslegenleri yikayip mutfak robotuna alalim. Sarmisaklari soyup robota aktaralim. Peynir, zeytinyagi, bir cay kasigi tuz ve fistiklari da koyup robotta iyice parcalayalim ve bir kenarda bekletelim.
Makarna icin yeteri kadar suyu kaynatip icine bir iki kasik zeytinyagi ve yeteri kadar tuz koyup, makarnalar cok yumusak olmayacak sekilde haslayalim ve süzelim ve takrar tencereye alalim. Robottaki sosu tencerenin icine döküp iyice karistiralim ve servis yapalim.

AFIYETLER OLSUN!

16 Mayıs 2008 Cuma

CILEKLI TART




Cilekli tart tarifimi PDCS etkinliginin bu haftaki evsahibesi http://www.deryadanlezzetler.com/ dan Derya arkadasima hediye ediyorum.
Kolay gelsin canim.
MALZEMELER:
2 yumurta
5 corba kasigi un
6 corba kasigi ilik su
4 corba kasigi tozseker
yarim paket kabartma tozu
1 paket vanilya

KREMASI:
yarim litre süt
1 yumurta sarisi
3/4 su bardagi tozseker
1 paket vanilya
3 tepeleme yemek kasigi un
1 tatli kasigi margarin:

ÜZERI ICIN:
Pastanin üzerini kaplayacak miktarda cilek
1 paket kirmizi tart jölesi.

YAPILISI:
Yumurta,tozseker ve ilik suyu iyice cirpin.Unu,vanilya ve kabartma tozu ile karistirip yumurtali karisima ekleyin ve cirpmaya devam edin.Yaglanmis tart kalibina döküp,175-180 dereceli,önceden isitilmis firinda 20-25 dakika kadar pisirin.Diger taraftan kremasini hazrilamak icin;Bir tencerenin icine,sütü yumurta sarisini,sekeri, ve unu koyup,ocaga koymadan iyice karistirin.Sonra ocaga alip,koyulasana kadar,devamli karistirarak pisirin.Pistikten sonra margarini ve vanilyayi katin.Pisen keki soguduktan sonra servis tabagina alin.Kremayi üzerine dökün.Üzerine cilekleri ikiye bölüp dizin,tart jölesini pakette yazilana göre hazirlayip,sogutmadan hemen cileklerin üzerine dökün.Buzdolabinda bir kac saat beklettikten sonra servis yapabilirsiniz.

AFIYET OLSUN!

15 Mayıs 2008 Perşembe

TAVUK ETLI DÜRÜM


MALZEMELER:
2 cay bardagi süt
1 cay bardagi su
1 seker kasigi tozseker
1 seker kasigi tuz
1 yemek kasigi siviyag
1 paket kuru maya
1 yemek kasigi yogurt
aldigi kadar un.
Ici icin;
Yarim kilo tavuk gögüs eti
2 adet kuru sogan
2 adet domates
2-3 taze sogan
6-7 yaprak marul
2-3 yemek kasigi sivi yag
1 adet sivri biber(istege bagli)
pul biber,karabiber ve tuz.

YAPILISI:
Yogurma kabina ilik süt ve ilik suyu bosaltin,kurumayayi ve sekeri de ekleyip maya köpürene kadar bekletin.(5-6 dak.)Sonra diger malzemeleri de katip kulak memesi yumusakliginda hamur yogurun.Üstünü örtüp kabarana kadar bekletin.Diger taraftan tavuk gögüs etini ince ve kücük parcalar halinde dograyin.Tencereye yagi koyup kizdirin ve eti ekleyip kavurun.Soganin bir tanesini ve taze sogani ufak ufak dograyin,ete ekleyin.Domatesi de dograyip tencereye ilave edin.Tuzunu ve baharatlarini da katip kavurmaya devam edin.Tencereyi ocaktan almadan evvel marul yapraklarinin yarisini dograyip tencereye katin,karistirip ocaktan alin.Kabaran hamurdan yumurta büyüklügünde parcalar koparip yemek tabagi büyüklügünde acin.Teflon tavada veya sacda pisirip hemen üzerlerini örtün(üzerini örtünce yumusacik oluyorlar).Hepsi pistikten sonra etleri icine paylastirin.1 adet sogani dograyip tuzla ovup yikadiktan ve marulu da dogradiktan sonra etin üzerine paylastirin.Dürüm seklinde sarip servis yapin.

AFIYET OLSUN:

13 Mayıs 2008 Salı

HINDILI CUBUK KEBABI

Bir gazetenin verdigi yemek tarifi eklerinde gördügüm, Sahrap Soysal hanimefendiye ait olan cok lezzetli bir yemegi sizlerle paylasmak istedim. Eminim ki siz de begenirsiniz.

Malzemeler:

500 gr kusbasi hindi eti
4 adet kücük boy patates
2 adet ortas boy patlican
4 adet kücük boy kurusogan
10-12 dis sarmisak (ben kullanmadim)
1 cay bardagi siviyag
3 adet orta boy domates
2 tatli kasigi domates salcasi
2 su bardagi ilik su
8-10 adet cöp sis
1 tatli kasigi kuru nane, kekik
1 cay kasigi tuz, karabiber

Yapilisi:

Patatesleri soyup, dörde bölün.
Patlicanlari alacali soyup, boylamasina ikiye böldükten sonra 2 parmak eninde dograyin.
Kurusoganlari soyarak, dörde bölün. Sarmisaklari soyup, kenarda bekletin.
Cöp sislere sirasiyla et, patlican, patates, sogan ve sarmisak dizdikten sonra tuz ve karabiber serpistirin.
Siviyagi genis bir tencerede kizdirip, cöp sisleri bu siviyagda cevirerek 5-6 dakika kizartin.
Domateslerin kabuklarini soyup, tavla zari seklinde dograyarak salca ve ilik suyla karistirin. Üzerine nane ve kekigi ekleyip, karistirin. (ben nane kullanmadim)
Bu domatesli sosu, tenceredeki sislerin üzerinde gezdirip, kapagini kapatin. Orta isili ateste 30 dakika, etler, sebzeler iyice yumusayincaya kadar pisirip, ocaktan alin. Sicak sicak servis yapin.

AFIYET OLSUN!


11 Mayıs 2008 Pazar

ANNELER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN!!

TÜM ANNELERIN, ANNE ADAYLARININ, ANNE OLMAK ISTEYENLERIN, KISACASI ICINDE ANNELIK DUYGUSU OLAN BÜTÜN KADINLARIN VE ANNEMIN ANNELER GÜNÜNÜ KUTLUYORUM.

Bu sabah hurriyet. gazetesinin özel anneler günü ekindeki okudugum bir yaziyi sizlerle paylasmak istedim. Ben cok etkilendim, sanirim sizler de etkilenirsiniz.

Ona göre; nur yüzlü ve badem gözlüydü. Bir tanecik yavrusuydu her zaman. Ama ilk okula baslayinca isler degisti. Arkadaslari onun hic güzel olmadigini, hatta cirkin bile sayildigini söylemekteydi. Kücük kiz, ilk onlara inanmadi cünki herkes birbirini kiskaniyordu. Ama birkac yilda gerceklerle yüzlesti.
Annesinin bir pamuga benzettigi yüzü, cicek bozugu bir cilde sahipti. "Badem" dedigi gözleri ise sasiydi. Vücudu da bir serviyi andirmiyordu. Demekki annesi onu aldatmis ve yillar yili cekinmeden yalan söylemisti.
Genc kizin anne sevgisi, kisa bir süre sonra nefrete dönüstü. Evlenme cagina gelmis olasina ragmen yüzüne bakan yoktu. Üstelik de gözleri, bütün tedavilere ragmen düzelemiyordu.
Genc kiz, doktorlarin gizlice yaptigi konusmalardan kör olacagini anladiginda cilgina döndü ve kendisini hala cocukluk yillarindaki ifadelerle seven annesinin bu yalanlarina dayanamayip evi terk etmeye karar verdi. Fakat annesi, uzak bir yerde is buldugunu söyleyerek ondan önce davrandi ve kazandigi paralari bir akrabasina gönderip, kizina bakmasini rica etti.Genc kiz bir süre sonra görmez oldu. Karanlik dünyasiyla basbasaydi.
Bu arada annesini hic merak etmiyordu. Yalanciydi annesi, ölse bile bir kayip sayilmazdi. Bir gün doktorlar, uygun bir cift göz bulduklarini söyleyerek kizi ameliyat ettiler.
Ancak o, gözünü actiginda yine ayni yüzü görmekten korkuyordu. Fakat kör olmak zordu.
En azindan kimseye yük olmazdi. Genc kiz, ameliyat sonunda aynaya baktiginda, müthis bir ciglik atti. Karsisinda bir dünya güzeli vardi. Gercekten de harika bir kizdi gördügü. Yüzündeki bozukluklar tamamen kaybolmustu. Cok kemerli olan burnu düzelmis, kepce kulaklari normale dönmüs ve yaban otlarini andiran saclari, dalga dalga olmustu.
Genc kiz, yanindaki yasli doktora sevincle sarilarak: yeniden dünyaya geldim! dedi. "Yüzümde hicbir iz kalmamis, estetik ameliyati simi yaptiniz?"
Yasli doktor: "Böyle bir ameliyat yapmadik kizim!." diye gülümsedi. Annenin bagisladigi gözleri taktik. Sen, onun gözlerinden gördün kendini!."

Allah, anne olmak isteyen herkese bu duyguyu tattirir insallah!!

6 Mayıs 2008 Salı

FRANSIZ EKMEKLERI








Portakal agacina ait cok sevdigimiz bir ekmek cesidi. Yapmayan varsa eger denesin, pisman olmassiniz. Bu güzel ekmeklerin tarifi icin sevgili Hatice'ye cok tesekkür ediyorum.Tarifi ben yazmayip, linkini veriyorum.http://www.portakalagaci.com/oburcuk/2005/01/fransz_ekmekler.html
Ayrica sizler icin Hatice'nin yazisini da yayinliyorum.
fransız ekmekleri:10 adetmalzemeler:
400gr un
7,5 ml tuz
5 ml toz şeker
15gr yaş maya
120 ml ılık süt
175 ml ılık su
türk ve amerikan ölçüleri için notlar:
400gr un= 2+2/3 su bardağı veya 3,5 cup
7,5 ml tuz= 1,5 tatlı kaşığı veya 1,5 tsp
5 ml toz şeker= 1 tatlı kaşığı veya 1 tsp
15gr yaş maya = 1 tatlı kaşığı toz maya veya 1 tsp yeast
120ml süt= yarım su bardağından biraz az veya 1/2 cup
175 ml su= 3/4 su bardağından biraz az veya 3/4 cup
hazırlanması:
unu ve tuzu geniş bir kaba eleyin. üzerlerine toz şekeri eleyin. ortalarında bir havuz açın.
mayayı sütte eritin ve unun ortasındaki havuza boşaltın. mayalı sütün üzerine biraz un kapatın. bunu oda sıcaklığında 15-20 dakika bekletin. (maya köpürene kadar). -ben mayanın köpürmesini beklemedim-
suyu ekleyip yumuşak bir hamur yapın. 8-10 dakika yoğurup üzerini yağlanmış bir streçle kapatın. oda sıcaklığında 1,5 saat bekletin.
tekrar yoğurup üzerini kapatın ve 5 dakika dinlendirin. hamuru on parçaya bölün. her birini iki eliniz yardımıyla yoğurun. yoğurduktan sonra altta kalacak kısımı bohça yapar gibi büzüp kapatın. daha sonra bunlara elinizle hafifçe oval şekil verip tepsiye dizin. üzerlerine hafifçe un serpin. (mavi ile yazılan kelimelere tıklayıp aşamaların fotoğraflarını görebilirsiniz.) tekrar üzerine streç kapatıp 30 dakika bekletin.
elinizin serçe parmağınızın ucu ile bileğiniz arasında kalan bölümünü yağlayın. bu bölümü dikine gelecek şekilde hamurlara bastırın. tekrar üzerlerini kapatıp 15 dakika daha bekletin. (biz aşama 4 ve 5teki toplam 45 dakikalık bekleme süresini atlayıp önceden ısıtılıp kapatılmış fırında 20 dakika beklettik). fırını 230C/450F/Gas 8 ayarına getirin. bir su bardağı sıcak su dolu bir rosto kabını fırının alt bölümüne yerleştirin. (dikdörtgen metal bir kap). fırın ısınınca ekmek tepsisini yerleştirip 15 dakika pişirin.

LOZAN VE CENEVRE

Gectigimiz persembe ve cuma günleri burada tatildi. Gecen ay 2 mayis icin ayirttigimiz tren bileti ile Lozan' a gitmeye karar verdik. Sabah erkenden yine yola cikip 3,5 saat yolculuktan sonra Lozan'da olduk. Lozan Isvicre'nin bati tarafinda, Fransa'ya yakin bir sehir ve dili de Fransizca. Lac Leman, Isvicre'deki adiyla Cenevre gölü'nün kiyisinda olan güzel bir yer Lozan. Ilk olarak gardan göle dogru gittik, orada dolastiktan sonra yine göl kenarinda olan Olimpik Müze' yi ziyaret ettik.

Olimpik Müze Olimpik Müze'den gölün görünüsü

Olimpik Müze'yi gezdikten sonra hazir buradayken Cenevre'ye de gidelim dedik ve yine trenle yaklasik yarim saat kadar yolculuktan sonra orada olduk. Burasi da Fransa'ya sinir olan ve yine dili Fransizca olan bir sehir. Bizim yasadigimiz yerde Almanca konusuldugundan insan kendini sanki baska bir ülkeye gitmis gibi hissediyor. Neyse, burada da yine göl kenarinda dolastik ve kücük bir gezinti treniyle göl kenarini turladik. Daha sonra biraz da sehir turunu yapip, aksam yemegi icin Café de Paris adi verilen cok güzel, antrekottan yapilan özel tereyagli soslu yemegi yedik ve tekrar trene binerek evimize döndük.


Gezinti treniyle göl kenarini turlarken




Café de Paris